
Uzay Çöpleri
Bu yazının konusu uzay çöpleri sorunu hakkında bir farkındalığın oluşmasına katkı sağlamaktır. Bu soruna yönelik teknik ve ayrıntılı çözüm önerileri başka çalışmaların konusunu oluşturmaktadır.
İnsanlık adına çeşitli görevleri yerine getirmek üzere yola çıkan astronotların araçları, daha dünyanın yörüngesine yerleşemeden bazı cisimlerin saldırısına uğrama tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu cisimler bilim kurgu filmlerinden fırlamış uzaylıların ateşleri değil; dünyanın yörüngesinde serbestçe dolaşan insan yapımı atıklardır.
Ulaşılan teknolojik imkanlara bağlı olarak günlük yaşantımızın sorunsuz sürdürülmesi bir yönüyle dünyanın yörüngesinde yer alan uydulara bağlı. Dolayısıyla uzayın, hayatımızın bir parçası haline geldiği rahatlıkla söylenebilir. Çevre denilince artık aklımıza bitkiler, hayvanlar, denizler kadar uzay da gelmeli. İşte bu noktada insanlık artık yeni bir çevre sorunuyla karşı karşıya: Uzay çöpleri.
Çevre kirliliği konusu günümüzde ulusal ve uluslararasi düzeyde en üst seviyede ele alınmaktadır. Kimilerine göre çevre kirliliği ile mücadeleye geç kalındığı için insanlık şu anda hasar tespiti, zararı aza indirme ve uyum sürecindedir. Benzer bir durumun uzay çöpleri konusunda da yaşanmaması için şimdiden harekete geçilmelidir.
Uzay çöpleri kavramı dünyanın yörüngesinin birtakım kalıntılarla kirletilmesini ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu kalıntılar eski uydu parçaları başta olmak üzere dünyanın yörüngesinde serbestçe dolaşan ve bir işe yaramayan cisimlerden oluşmaktadır. Halihazırda dünyanın yörüngesinde irili ufaklı on binlerce uzay çöpünün bulunduğu belirtilmektedir.
SSCB’nin 1957’de Sputnik 1’i uzaya göndermesi uzay çağının başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Uzay faaliyetleri daha başlangıcından itibaren soğuk savaşın etkisiyle SSCB ve ABD’nin rekabeti ve güvenlik endişeleri gibi konular etrafında şekillenmiştir. Bu dönemde uzay faaliyetleri devletler tarafından yürütülmüştür. 2000’li yıllardan itibaren ise yeni bir dönemin habercisi olarak uzayda özel şahıs ve şirketlerin faaliyetleri başlamıştır. Bu dönemlerde uzayın kirletilmemesi öncelikli bir gündem olarak kabul edilmediği için bu alanda yer alan aktörler dünya yörüngesinde pek çok uzay çöpünün birikmesine sebep olmuşlardır. Örneğin Rusya 2021 yılında Kosmos 1408 adlı bir uydusunu test amacıyla yerden atılan bir füze marifetiyle patlatmış ve patlama sonucu oluşan binlerce kalıntı dünyanin yörüngesine saçılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri 1985 yılında bu alandaki ilk testi gerçekleştirmiş ve Solwind P78-1 adlı uydusunu patlatmıştır. Bu patlama sonucunda da yüzlerce kalıntı oluşmuş fakat bunların çoğunluğu dünya atmosferine girerek yanmıştır.
Uzay çalışmaları oldukça masraflı faaliyetlerdir. Uzay boşluğunda karşılaşılacak çok küçük bir problem milyonlarca dolara mal olabilir. Sözgelimi uzaydaki uydu kalıntılarıyla çarpışmamak için yapılacak bir manevranin maliyeti binlerce dolardır. Nitekim dünyanın alçak yörüngesinde yer alan Uluslararası Uzay İstasyonu(ISS) yılda birkaç kez uzay çöpleri ile çarpışmamak için yönünü değiştirmektedir.
Halihazırda uzay teknolojilerinden pek çok alanda faydalanan insanoğlunun bunun boyutunu giderek artıracağını söylemek yanlış olmayacaktır. Veri merkezlerinin uzaya taşınması üzerinde çalışılan bir proje örnek olarak verilebilir. Ancak uzay faaliyetleri sadece bu açıdan değerlendirilmemelidir. Bazı teknoloji devleri insanlığın çok gezegenli bir tür olması gibi bir amaç taşıdıklarını ifade etmektedir. Gelecekte Dünya insanlar için yaşanmaz bir yer haline gelebilir ya da tüm insanlığa yetmeyecek bir yuvaya dönüşebilir.
Anlaşılacağı üzere başta Dünya’nın yörüngesi olmak üzere uzayın insanlık için önemi gittikçe artmaktadır. Bu nedenle uzaydaki her adımın sorumluluk bilinciyle atılması gerekmektedir. Böyle bir sorunun varlığından ve ciddiyetinden haberdar olmak, başkalarını da bu konuda bilgilendirmek, çözüm yolunda atılacak ilk adımlardandır. Bu sayede, etkisi giderek büyüyen bir farkındalık hareketinin doğması ve bunun sonucunda kamu kurumları ile özel teşebbüslerin gerekli adımları atması için uygun bir zemin hazırlanmış olacaktır.
Artık çevrenin üst parçası olarak kabul ettiğimiz uzayın kirlenmesi diğer çevre sorunları ile birlikte ele alınmalı ve bu konuda insanlığın çevre sorunlarına karşı vermiş olduğu mücadelenin fikri ve pratik birikiminden faydalanılmalı; uzay çöplerine karşı çözüm üretmeye çalışan kurum ve kuruluşlara aktif destek verilmelidir.